Sunusi Fazil 的个人资料S:N:S:Y // CİDDİYET günl...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
1月23日 İrtica Amerika'daYalan Haber Servisi (YHS) Gururla Sunar: İrtica Amerika'da
İnsan düşünebilmesi ve hayal gücüyle muteber bir yaratıktır. Öyleyse şimdi hayal edelim. Amerikada 1930-2007 yılları arasında koparılan irtica yaygaralarını sanki yaşıyormuşuz gibi düşünelim bakalım ortaya ne gibi komik saçmalıklar çıkacak..! (ama unutmayın dünyada bir ülkede bu haberlerin hepsi gerçekti)..! 1. İrticayla mücadele sürüyor. Nebraska cumhuriyet savcılığı ev ve iş yerlerine yapılan baskınlarda ele geçirilen eski yazı (latince) kitapların sahiplerine 24 yıl ağır hapis cezası istemiyle dava açtı. Ele geçirilen dava konusu kitaplar belediye önündeki meydanda jandarma kontrolünde yakıldı.
2. Bu nasıl öğretmen. Pensilvayada latince okuma yazma öğreten bir papaz ve öğrencilerinden ondördü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, bir çoğu hiç serbest kalamadı.
3. Çan sesi yasaklandı. Bundan sonra insanları kiliseye çağırmak için saksafon kullanılacak.
4. İrticacının sonu. Saksafon kanununa muhalefetten tutuklanan bir papaz hücresinde kalp yetmezliğinden ölü bulundu.
5. Hala varlar. Arkansas'da bir Kiliseye dalan güvenlik kuvvetleri içeride bulunan latince eserleri topladılar olay anında kilisede bulunan cemaat şiddet kullanılarak dağıtılırken papaz ve avanesi tutuklandı.
6. Provakatörler işbaşında. Pazar gününün tatil olmasını isteyen newyorklulara ateş açıldı 4 kişi hayatını kaybetti çok sayıda yaralı var.
7. Merhamet zaaftır. Teksasda erkeklerin kovboy şapkası takmaları bayanlarınsa eldiven giymeleri yasaklandı. Karara muhalefet eden bir kovboyun başına şapkası çivilendi.
8. Küçük irticacılar. Los Angles'da bulunan california papaz ve rahibe okulundaki rahibeler dini kıyafet giydikleri gerekçesiyle okula alınmadılar. Karara protesto eden yaşları 12 ile 16 arasında değişen yaklaşık 300 kadar rahibe polis tarafından coplatılarak dağıtıldı, bazılarının saçlarından çekilerek yerlerde süründürüldüğü gözlendi. Kahraman amirin birkaç sene sonra başka bir eyaletin valisi yapılarak ödüllendireleceğine kesin gözüyle bakılıyor!
9. Hadleri bildirildi. Oregon'da koynunda haçla askeri bir törene iştirak eden kişiler derhal alandan kovuldu.
10. Toleranssızlar. Yaklaşan paskalya bayramı Nevada'da gerginliğe sebep oldu. Halk, mübarek bayramlarına çukulata bayramı diyen idarecilere ateş püskürüyor.
11. Müslümanların yaklaşan ramazan bayramı bütün Amerika'da heyecana sebep oldu. Mc Donaldslarda pide kuyrukları gözleniyor, sokaklar süslendi her yerde “hoşgeldin ya şehr-i Ramazan” yazıları dikkat çekiyor. Bu durum tabii ki yobaz irticacı Amerikalıları çıldırtıyor. Bazı yobazların sokaklarda ve dükkanlardaki Mevlana figürlerine taş attığı haberleri geliyor. Ama olsun, her yer yeşil beyaz süslenmiş her yerde ay yıldız ışıklar var, görsellik ve estetik muhteşem.
12. Hassas Başkan. Amerika birleşik devletler başkanı yayınladığı bildiride müslümanların ramazanlarını tebrik etti. Aynı güne denk gelen paskalya yortusu içinse laiklik uyarısında bulundu. Ülkenin yüzde doksanının katolik olmasına rağmen başkanın bu kadar cesur ve kaba olması aydınlarımızın sevinçten gözlerinin yaşarmasına sebep oldu.
13. Şu kadına haddini bildirin. Amerikan senatosuna boynunda haçla gelen bir kadın yuhalandı ve alkışlarla protesto edildi. Neredeyse bütün meclisin katıldığı protesto sonrası haça öfke kusan temsilciler heyeti başkanı “bu kadına haddini bildirin” dedi.
14. İrticayla mücadele hafife alınıyor. Paskalya bayramı geçtiğimiz yıllara göre bu yıl oldukça sakin geçiyor. Kestiği hindinin tüylerini NASA'ya bağışlamayıp manastıra hediye edenler hakkında bilindiği üzere 3 ay hapis cezası uygulanıyordu. Nedense bu sene ilk defa bu kural uygulanmadı yoksa İrtica hortladı mı? İdarecilerin bu aymazlığı kafaları bulandırıyor. Bilindiği gibi NASA bağışlanan hindi tüyleri sayesinde Ay'a ayak basmış ve Mars'a araç göndermişti.
15. Kolorado'da tanklar yürüdü. Yahudilerin Lübnandaki hıristiyan falanjistleri katletmesini protesto eden bir tiyatro gösterisi sebebi ile tiyatroya izin veren colorado beldiye başkanı tutuklandı, Kahraman komutan coni bununla yetinmeyerek şehrin meydanında tanklar yürüterek yahudi düşmanı amerikalılara gözdağı verdi.
16. Laik başkan iş başında. Başkanın mübarek noel tatilinde düzenlediği resepsiyonda halkın gözünün içine baka baka zemzem içmesi yobaz Hıristiyanların öfkesine sebep oldu.
17. Sorumlu yayıncılık. Her noel olduğu gibi bu noelde de basınımız kutlamalar yerine kesilen ağaçları manşet yaptılar. Bayramlaşan insanlar yerine ağaçların ve tatil trafiğinin haber yapılması oldukça manidar bulundu. Bilindiği gibi basınımız tarafından her dini gün ve bayram öncesi sapık tarikatlar kurmaca tiyatral çekimlerle halka özenle tanıtılıyor, yazılı ve görsel medyada yaklaşık yüz yıldır din, sevgi ve hoşgörü kelimeleri aynı haberde birarada kullanılmamaya özen gösteriliyor.
18. Taviz yok. Alabama mahkemesi fes kullanmayanlar hakkında örnek bir karar vererek kanuna muhalefet edenler hakkında idam cezası istemiyle dava açtı.
19. New Jersey'de infial. Bölgede bulunan askeri yetkililer şehir meydanında büyük bir Benjamin Franklin heykelinin olmamasını irtica olarak yorumladılar. Şehrin en işlek meydanında yollar daraltılarak buraya bir heykel yapılması kararlaştırıldı. Resmi tatillerde artık askeri ve idari yetkililer buraya gelerek trafiği kapatacak ve çiçek koyacaklar. Bu törenlerle amerikanın nasıl süpergüç olduğu dünyaya bir defa daha gösterilecek.
20. Sanatı da laikleştirip modernleştirdik. 26 Kasım 1934 günü ilan edildiği üzere amerikan müziği yasaklanarak Türk müziği devlet müziği olarak kabul edildi. Bilindiği gibi 1932'de Türk müzik aletlerinin okullarda öğretilmesi mecbur kılınmış. 1926'da ise amerikan müziği eğitimine son verilmişti. Bilindiği gibi güzel ülkemiz Amerikada amerikan müziğinin radyolarda çalması 4 Kasım 1934 yılında yasaklanmıştı.
21. Yaşasın aydın eğitimcilerimiz. Amerika genelinde papaz ve rahibelerin üniversiteye gitmelerini engellemek amacıyla sınavlarda katsayı uygulaması getirildi. Bu uygulama bütün meslek liselerinin sonu demek ama rektör ve dekanlarımız bu kararın irticaya vurulmuş bir darbe olduğunda hemfikirler. 4 sene sonra ülkede kaynakçı bile bulamayacağız ama olsun, biz de uçak gemilerimizi, uzay mekiklerimizi, roket ve füzelerimizi, tank, uçak ve helikopterlerimizi artık kendimiz üretmeyiz, başka ülkeler gibi satın alırız.. Mesela süper güç Türkiye'den..
Daha yazacak yüzlerce haber var ama gönlünüzü bu yobazlıklarla karartmak istemedim. Şimdi içini doldurmadan, hissetmeden, kuru kuruya sloganımızı söyleyelim ve bunun gerçekleşmesi içinde en ufak bir çaba göstermemeye 80 yıldır olduğu gibi devam edelim: Ne mutlu Amerikalıyım diyene (Tabi bu hayali bir yazıydı, gerçekte amerikalının sloganı başka.. onlar: “God bless America” derler, yani: Tanrı Amerikayı Korusun.. Ama biz laik bir amerikan rüyası gördüğümüz için bu sloganı reddediyoruz..
Hani doların üzerinde yazar ya: “biz Allah'a iman ettik” işte bunun gibi..
Yobaz Amerikanın daha alacağı çok yol var)..
(Zaten bu yüzden aramızda elli sene var!)
Sunusi Fazıl ONAY
(www.genckalem.org 'da yayınlandı)
1月7日 Aşağılık ZencilerZencileri sevmiyoruz. Mesela, hastalandıklarında öyle her devlet hastanesine giremezler. Eğer başhekim zenci düşmanıysa dışarıda ameliyat beklerken ölebilir de.. Okula asla gidemezler.. biri zenci olduğunu saklayıp gitse bile fazla göze batamaz, mesela ödül falan alamaz. Eğer kaza ile alırsa olay yerinde bulunan bir zenci düşmanı kaymakam ya da komutan tarafından derhal ağlaya zırlaya kürsüden indirilir, yaşına başına bakılmaz, okul önünde coplatmak ise ayrı bir festival. Askere zenci olmayan evladını gönderebilir ama kendisi gidemez, ordu evlerine de giremez, bir bardak su bile içemez. Şehit cenazelerine katılmasında ise bir sakınca yok. Kamu binalarına umumiyetle giremezler ama camiler ve parklar hariç.. şimdilik camilere girmelerinde de bir sakınca yok.. Her ne kadar zenciler giremez diye bir tabela asılmamış olsa da meclise falan da giremezler, öyle hak hukuk arayamazlar temsil edemezler ama eğer çok istiyorlarsa kocaları kendilerini temsil edebilir. Fakat bazı zenciler yine de diğerlerine göre daha şanslı olabiliyor, eğer kocalarının makamları güçlüyse öyle pek yasak falan da dinlemiyorlar.. Mesela başkomutan'ın evine, odasına, arabasına, uçağına binebiliyorlar.. Fakat böyle olduğunda da biz zenci düşmanları onları görmezden geliyoruz.. Mesela resepsiyonlara davetlilerse bizler gitmiyoruz, karşılama komitesindeysek ellerini sıkmamak hatta göz göze gelmemek için kahramanca sıvışıyoruz başka yerlere. Eğer bir resepsiyon ya da toplantı düzenliyorsak zencinin sadece zenci olmayan kocasını çağırıyoruz, içimizden de zenciye hitaben “sen gelme lan, seni aramızda istemiyoruz” diyoruz. Böyle yapınca süper oluyor, zencinin kocası bizimle konuşuyor, gülüşüyoruz, eğleniyoruz ama zenci bizi sadece televizyonlardan falan izleyebiliyor, eminiz ki izlerden hırsından çatlıyor hatta ağlıyordur, ama oh olsun.. pis zenci.. Bütün bunların yanısıra vergisini çatır çatır alıyoruz, oğlunu da zorla askere alıyoruz ama zenciyi yemin törenine çağırmıyoruz. Şimdilik şehit cenazelerinde bulunmalarının önüne geçemedik, e o kadarı da yüzsüzlük olur.. Neyse ki bizim sayemizde ülke beyaz kalabiliyor.. Yaa, bir de eskileri hatırlayın, halk plaja akın ederdi de vatandaş denize giremezdi.. Sunusi Fazıl Onay (www.genckalem.org 'da yayınlandı) "Mecliste Hain görmek İstemiyoruz" saçmalığı!Bugünlerde yine bildik bir utancı yaşıyoruz. Bir partiyi kapatarak onlara oy veren 2 milyon vatandaşı yok sayıyoruz. Bir partiyi kapatarak duymak istemediğimiz şeylerin artık söylenemeyeceğini düşünüyoruz. Yani kısacası millet gün ortasında kavrulurken biz gözlerimizi kapayarak kendimize serin bir gece yaptığımızı zannediyoruz. Aslında söylenecek çok fazla birşey yok. İsrail parlementosu bile Müslüman Arapları milletvekili (hatta bakan) yapabiliyorken, bizler bugün parlementoda sadece dinlemek isteyeceğimiz insanları görmek istiyoruz.(Üstelik bizim 85 yıllık cumhuriyet yaşımıza rağmen var olan neredeyse 200 yıllık parlemento kültürümüzde Osmanlı mebusanında Türkler neredeyse azınlıktaydı). Aklı olan düşünür, parlementoda insanlar hoşunuza gitsin diye konuşmazlar, söylenmedik şeyleri söylemek için konuşurlar. Tabi ki siz bunu beğenmek zorunda değilsinizdir ve konuşana sorarsınız “millet sana ne kadar itibar etmiş, bu söyleminle milleti tahrik ederek ne kadar oy almışsın?” diye. Alacağı düşük oy o parti için kapatılmaktan beter bir cezadır aslında ama siz onların kürsüsünü ellerinden alıp onları garip bırakırsanız, hepsi birer demokrasi kahramanı oluverirler, aldıkları düşük oya rağmen.. Bulgaristanda cumhuriyet karşıtı monarşikler bile parti kurup meclise giriyorlar, amaçları kendilerini anlatmak ve eğer millet teveccüh edip çoğunluk oy verirse cumhuriyeti yıkıp krallığı geri getirmek. Işte bu amaç için meclise giriyorlar, parlamenter demokrasiye karşılar belki ama bu demokrasinin verdiği temsil hakkını kullanıyorlar, terör estirmeden kendilerini halka anlatmaya çalışıyorlar, ikna olan oy veriyor, olmayan yol veriyor, demokrasi budur işte. Yoksa herkes aynı şeyi söyleyecek olduktan sonra demokrasiye ne ihtiyacımız var? Fikri olan bu fikri gerekli çoğunluğa ulaştıktan sonra parlementoya taşır, bunda şaşılacak birşey yok. Amaç ülkeyi bölmekse eğer, unutmayın, eğer halk bölünmek istiyorsa parti kapatarak bunu engelleyemezsiniz. Ama halk eğer bölünmeyi istemiyorsa işte o zaman bin tane parti kurulsun yine de korkmaya gerek yok. Eğer siz halkı biliçlendirmek yerine parti kapatmayı bir önlem olarak görüyorsanız, sizin bilincinizde bir zaaf var demektir. Ha eğer sizin korktuğunuz parti değil de halksa, onun da başka faşizan ve kesin önlemleri var.. Özet: Halkın kalbinden sökmeniz gereken zararlı bir ura bilinçsizce neşter vurarak kanserin yayılmasını sağlıyorsunuz, Allah sonumuzu hayr etsin. Sunusi Fazıl ONAY (www.genckalem.org 'da yayınlandı) |
|
|