Sunusi Fazil 的个人资料S:N:S:Y // CİDDİYET günl...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
5月29日 AK PARTİ ve ABDAK PARTİ ve "Amerikan emperyalizmi suçlaması" desek daha doğru olur..
Özellikle bürokratların kral olduğu 3. dünya ülkelerinde devletle hükümetin çatışabileceği durumlar çok olağandır. Hükümetler seçimle gelir giderler ama bir kısım bürokrat devletle o kadar içli dışlı olmuştur ki, artık kök salmışlardır, emekli olsalar bile devleti temsil ettiklerine, hatta devletin aslında kendileri olduğuna inanırlar. Biz, bunlara derin devlet deriz. Mesela Adnan Menderes'in idamında yani 27 mayıs ihtilalinde bunu net olarak gördük.. Ülke faşist CHP iktidarından kurtulmak umuduyla DP'ye sarılmış ve büyük bir çoğunlukla halk, devleti Adnan Menderes'e emanet etmişti. Daha önce hiç iktidar olmadığı için muktedir olması da zor oldu DP'nin. Devletin hemen her organından tepki gördü ve mecburi bir çatışmaya girildi. O yıllar CHP'li bürükratların Amerikan ajanı olduğu yıllardı. Haberleri hatırlayın. Soğuk savaşın en hararetli olduğu yıllar. Türkiye'deki bu demokrasiye geçiş sosyalistleri de ümitlendirmişti. Başta herşey yolunda giderken Menderes büyük hatayı yaptı. Amerika ile pazarlığa oturmak istedi. Netekim Moskova ziyaretinden önce darbe yapıldı ve Adnan Menderes 2 arkadaşı ile idam edildi. Neden sonuç bu kadar marjinal olmuştu? Çünkü DP marjinal bir sonuçla halk desteği kazanmış ve bunu arttırmaya devam ediyordu. Ülkede CHP döneminde yapılan okul sayısı DP döneminde 50 kat artmıştı, yapılan yollar hakeza.. endüstrileşme hareketleri coşmuş, ülke topyekün ticarete ve ihracata başlamıştı. Hemen her alanda muazzam hizmetler halka ulaşıyor devlet çalışıyor, halk da memnun kalıyordu, üstelik bu sefer hükümet kimsenin dinine ve örfüne de küfür etmiyordu! Amerikan darbesi sonuçları ile beraber ağır olmalı, Türkiye vatandaşına bir ders vermeliydi. Ne demek Sovyetler ile yakınlaşmak.. Bu, ödettirilmeliydi.. Hem vatandaşa hem de geleceğin siyasilerine bir ders olmalıydı. Bir tarafta paradan puldan Atatürk'ü silmiş, devlet dairelerinde, kamusal alanda Atatürk resmi görmeye bile dayanamayan CHP, öte yanda Atatürk'ü koruma kanunu çıkaran ve Ata'ya eski itibarını iade eden DP.. Bu darbe demek ki kemalist bir darbe değildi, ya da Kemalistti de bu kemalizm denen şeyin Mustafa Kemal Atatürk ile bir alakası yoktu, bugün de olmadığı gibi.. Bugüne dikkatinizi çekmek istiyorum.. yazının amacı bu.. Geçmişi sorgulamak değil, bugünü düşünmek.. Türkiye ABD ile tarihinin en kötü, en kavgalı, en istikrarsız ilişkisini yaşıyordu.. * Önce tezkere çıkmadı ve ABD Türkiye'yi stratejik müttefik olarak görmediğini açıkladı. * Ardından tezkere çıktı ama pazarlığı iki taraf için de çok yıpratıcı oldu ve ABD köşeye sıkıştırıldığını iddia etti. * Sonra, çıkan tezkere ise hiçbir zaman kullanılmadı ve ABD menfaatleri zarar gördü. * Bunun sonucu olarak bir çuval hadisesi yaşandı.. savaşın eşiğine gelindi.. * Daha sonra Türkiye şok bir kararla Lübnan-israil savaşında insiyatif alarak bölgede bir oldu bittiye izin vermedi, bu hem israil'i hem ABD'yi üzdü. * Bu arada 2 karşılıklı İran ziyareti ve Suriye ile imzalanan güvenlik ve iş birliği anlaşmaları vardı. * Derken Türkiye Suriye ile israil arasında arabuluculuğa soyunarak olası bir çatışma istismarının önüne geçiyordu.. * Kürtlerle yaşadıkları ise gayet açık, ABD kuklaları ABD'den emir alarak havlarken Türkiye ABD'yi açıkça tehdit ediyor ve arka bahçesine girerek dağıtmaktan sözediyordu. * Tarihte ilk defa Türkiye ABD'yi tehdit ediyordu.. Bunun yanısıra Rusya ile askeri ve ticari yakınlık ABD'yi korkutup geri adım attırıyor ve ABD Rusya'ya misilleme olarak Türkiye ile askeri bir işbirliğine yeşil ışık yakıyordu. * Bütün bu saydıklarımın yanısıra, Türkiye artık AB ile müzakereci olmuş, yani yönünü AB'ye çevirmiş ve ABD'yi tekrar hayal kırıklığına uğratmış bir ülke olmuştu. Bir de ticarette avroya geçerek amerikan resesyonuna bir tuğla da Türkiye koymuştu.. * Ak Parti'nin Türkiye'yi avrupanın 7. büyük ekonomisi yapması ve IMF'nin dolayısıyla ABD'nin elinden alması da cabası.. Artık yeterdi!.. Bu sefer sıra Bush'da idi. 1960'da Kennedy'nin yaptığını Bush yapmak istiyordu. AK PARTİ kapattıralacak, Recep Tayyip ERDOĞAN yasaklanacak ve hatta MHP'li Bölükbaşı'nın sarhoş ağzıyla içki sofrasında dediği gibi, hakkında yolsuzluk dosyaları açtırılarak olmayan hukuk ve adaletle başbakan yargılanacak ve hapse atılacak böylece itibar olarak idamı sağlanacaktı. Bu arada ABD ile Türkiye'nin arası bozulurken görev alan ilk aktör, Abdullah Gül'ün Dış işleri bakanı iken çok güvendiği sevgili bürokratı bizzat bugün vekil olan MHP'li Deniz Bölükbaşı'dır. Daha o zamanlar amerikan hizmetindeymiş demek ki.. zira gerçekleşmeyen pazarlığı da sözde o yürütmüştü. Bugün CHP ve MHP'nin Amerikan amaçlarına hizmet ettikleri ve tetikçilik yaptıkları çok açıktır. Hem de ülke istikrar ve menfaatine rağmen.. Bu resmen vatan hainliğidir. gerisini küçücük beyni ve azıcık mantığı olan, teorik ve pratik olarak düşünebilen herhangi bir ortalama vatandaşa bırakıyorum. Aydın Doğan medyası hala NATO gladyosu ERGENEKON hakkında haber yapmadıklarına göre, olanı da haber bültenlerine sokmadıklarına göre en aptalımız bile bu işin içinde bir iş var diyebilir diye düşünüp umut ediyorum. Iki şahit aksini söylerken, CHP'li vekil eskisine inanıp delilsiz ispatsız 10 ay hapis cezası verebilen bir hakimin hakim olduğu adalet sistemine ise tabi ki güvenim yok.. siz çemberi burada genişletebilir ve bu malum çetenin içine herkesi rahatlıkla sokabilirsiniz. İtalya'daki temiz eller operasyonunda 30.000 bürokratın tutuklandığını da unutmayın ama.. Moğultay'ın militanı 3000 yargı mensubu görevden alınmadıkça CHP'li yargıya nasıl güvenebilirim. Şimdi en hafif tabir ile Ak Parti'ye Amerikan emperyalizminin uşağı diyebilen öküzleri dinleyip şu yazı üzerinde biraz düşünelim derim ben.. Kim maaşını nerden alıyor? Bu soruyu her zaman soralım.. 5月26日 Fısıldaşmayın, delikanlı olun, mertçe bağırın.. (alevi kardeşlerimizi uyandıralım)Söylenmeyeni anlamak..!
Ülkemizde bir çatışma yaşanıyor. Güya bir tarafta akp diğer yanda ulusalcılar ve laikçiler.
Yanlış!
Safları netleştirelim..
Bir tarafta iktidar olması hasebiyle akp'nin de aralarında bulunduğu, özgürlükçüler, AB yanlıları, liberaller, sünni müslümanlar..
Diğer tarafta müslümanlıkla bir alakaları olmayan, faşist, gelenekçi oligarşi taraftarları.
Şimdi bu "diğer tarafı" bir inceleyelim:
Ülkede kaos isterler, ekonomik kriz isterler, çatışma ortamı oluşsun isterler. Bütün bunları, iktidarın halkın gözünden düşmesini istedikleri için isterler.
Ve bütün bunlar olmayınca, AKP'nin kapatılmasını isterler, liderlerinin oyundışı bırakılmasını isterler. Bunu da rakiplerini siyasi olarak yenemedikleri için ve hatta hiçbir zaman yenemeyeceklerini bildikleri için isterler.
Şimdi açık açık, delikanlı gibi, mertçe deyiverin bakalım, beraber mitingler tertiplediğiniz alevi vatandaşlarımız bu oyunun neresinde?
Ulusalcı olarak tanınan tarikat mezhep ve cemaat düşmanları neden alevi dedelerine ve cemaatlerine ses çıkarmazlar? (şimdilik)
Müslüman vatandaşlarımız cuma namazı kılacak yer bulamadıkları için cami yapmaya kalkınca yaygara koparanlar, neden "cemevi yapılsın" gösterilerine katılırlar? (tabi ki yapılsın, o ayrı)
Bu ikircikli yaklaşımın sebebi ne?
Tarikatlarda ki zikir törenleri ile alay edenler, neden alevi semahına methiye düzerler? (şimdilik)
Bi deyiverin, ağzınızdan baklayı çıkartıverin hele!..
Mehmet Moğultay'ın atamalarını yaptığı 3000 alevi yargı mensubu yargıtay bildirisinin neresinde?
CHP aleviliğin neresinde?
CHP neden Hacı Bektaş anma şölenlerinde?
CHP neden muharrem'de aşure dağıtır?
Türkiye laiktir laik kalacak de mi?
Hele bi deyiverin bakalım, başörtüsüne karşı olan CHP, kamusalda başörtülüyü yaka paça indiren CHP, beyaz başörtünün üzerine kızıl kuşak sarılınca neden kudurmuyor?
Bırakın ulan ikiyüzlülüğü.. laiklikmiş! laiklik dedelerin pirlerin neresinde?
Bir tek Fethullah Gülene mi dikiliyor bu laiklik?
Sözde dernekler federasyonlar yoksul halktan tehditle para toplarken gözükmeyen laiklik!
Allah'a inanmayan, Hz.Peygamberi ve Hz.Ali'yi tanımayan, ömründe bir rekat namaz kılmamış dinsizin cenazesini cem evinden kim kaldırtıyor?
Marksist Leninist adamın cemevinde ne işi var?
Siz kimi kandırıyorsunuz hasta beyinlerinizle alevileri mi, sünnileri mi?
Ey alevi vatandaş kendine, inancına ve ülkene sahip çık!
Dedene kanma!
Dinini bu CHP'ye sömürten maaşlı dedene kanma!
CHP'ye kanma!
Dinini istismar eden, kanlı dişlerini damarlarına geçirerek kanını emen CHP'ye kanma!
Türkiye laik değildir..
Ama birgün laik olacak ve laik kalacaktır. Bunu, seni sadece bir oy deposu ve sokaktaki "zinde kuvvet", meydanlarda "bayrak sallayan toplama" olarak gören CHP yapmaz, onlar saltanatın devamını isterler. Dedelerin bu gerçeği inkar eder, zira onlar sadece menfaatlerinin, aldıkları "vergi"nin peşindedir. Sana gerçek aleviliği de bu yüzden öğretmezler zaten!!! Sen iç rakını, çal sazını, onların yoluna taş koyma isterler...
Bunları yeme..
kendini kurtar..
ahiretini kurtar..
ve vatanını düşün..
Bu ülke birgün laik olacak. Kimse kimsenin dini inancına ve ibadetine karışamayacak, "burası kamusal alan burada ibadetini terkedip açılacak saçılacaksın" diyemeyecek, istediğin yere cami dilediğin yere cemevi yapacaksın. istediğin gibi toplanıp dernekler kanunuyla değil ANAYASA ile korunacaksın!
Bunları CHP yapmaz.
Hac ile Peygamber ile alay eden dinsizlerin sana bir faydası olmaz, bugün benim dinime söven yarın senin dinine söver.. bugün sadece seni acımadan kullanırlar ve işleri bitince Dersim'de olduğu gibi öyle bir kenara atarlar ki parçan dahi bulunmaz..
ŞUNU DA DEDENE SÖYLE!
Fötr şapka takmakla alevilik olmaz, fötr şapka takmakla laik hiç olunmaz..
Tarihten ders al..
Demedi deme.. 5月14日 tele Tuncay'ın yalakaları ne olacak?KANALTÜRK SATILDI HEM DE KİME!!!
En başından beri söylüyoruz, Tuncay Özkan şark kurnazıdır, o adamda esnaf kafası vardır.
CHP kanaltürk'ü satın almak istemiş fakat Tuncay fiyatı yükseltebilmek için satmamıştı. Murdoch'la yaptığı pazarlık da sözüm ona akpartililerce bozulmuştu. O da şimdi bunu kanalı nurculara satmanın mazereti olarak deklare ediyor. Mazereti kabahatinden büyük derler ya, aynen öyle. Amerikan düşmanısın, medyaya "amerikancılar" diyerek çemkiriyorsun sonra amerikalılarla pazarlığın bozulunca akpartiye çatıyorsun. "Niye kanalını amerikalılara satmaya çalışıyorsun?" diye de hiçbir yalakan sormuyor..
Tuncay kanaltürk'ü kurarken ben demiştim, bu adam burada bir küfür fıskiyesi kuruyor, büyüyüp güçlendirip fıskiye ile rahatsız ettiklerine satacak diye. İşte oldu ve hiç şaşırmadım.. Adam sadece parasına bakıyor.. sitesinde paralı üye şartı arıyordu, paranı ver ister bana ister başkasına dilediğin gibi hakaret et diyerek..
yahu adam her Allah'ın günü sırf kontör toplamak için program yapmıyor muydu? akp hedeyse evet yaz gönder, akp hödöyse hayır yaz gönder..
Memleketimin kuş beyinli insanları gönderirlerdi konu komşudan borç harç toplayarak..
Ben şimdi şunu merak ediyorum:
Bu Tuncay, herkese işbirlikçi, ajan, amerikancı, satılmış, dönek, yobaz, cumhuriyet düşmanı falan diye saldırıyordu da meydanlarda yalakaları alkışlıyordu ya, şimdi şu soruları cevaplayalım yalakalarla beraber:
Bu tuncay işbirlikçi olamaz, çünkü işe yaramaz, ama yine de nurculara kanalını satmayarak hiç değilse marka yaptığı ismi koruyamaz mıydı, bu da bir nevi işbirlikçilik değil mi? davaya ihanet değil mi? ya da ne?
Yoksa Tuncay oluşturduğu kamuoyunu yok edip milleti umutsuzluğa sürükleyen bir ajan mı?
yoksa bu tuncay murdochla anlaşırken basılan bir amerikancı mı?
Tehdit ettiği firmalara zorla reklam verdiren bir faşist despot olarak paraya da ihtiyacı yok, chpden aldığı 4 trilyon da cabası, e bu chp'ye ihanet değil mi o zaman?
Bu tuncay satılmış olamaz, zira beş para etmez, ama kanalı etmiş, nuculara bir kolaylık yapmış, yoksa dönek mi?
Çaktırmadan nurculara hizmet eden yobaz bir cumhuriyet düşmanı mı? hain mi?
Ya da bu terbiyesiz adamın kontör toplama bahanesi ile yaptığı bütün bu söylemler öngörüğümüz gibi palavra mı? adi bir hırsızlık mı?
Bu adamın kankası Kerimcan asker kaçağı değil mi? Programcısı Merdan PKK'lı değil mi? bütün bunlar ispatlanmadı mı?
Şimdi sorsunlar bakalım biz kaç dolarız diye?
Biz yine yanılmadık, çünkü mümin feraset sahibidir..
Allah bu Tuncay gibilerini birer ibret olsun diye yaratmış..
inşallah yalakaları da farkına varırlar, hoş yukarıda yazılanlarla hala farkedemedilerse daha da umut yoktur ya neyse! 5月12日 GALATASARAY'IN şampiyonluğu ne demek? (2)GALATASARAY'ın 17. şampiyonluğu
Bir Galatasaraylı olarak ne diyebilirim ki.. sevindik, gurur duyduk.. diğer şampiyonluklardan ne farkı vardı ki?
Sonra biraz düşününce bu şampiyonluğun 16.'dan biraz daha farklı olduğunu gördüm;
Lig yeni başlamıştı seyircisiz oynuyorduk, 5 hafta takımımızı destekleyemeyecektik, çünkü yönetime kızarak takımı cezalandırmıştık. Rakibimizi zorla şampiyon yaptıkları için geçen sezondan öfkeliydik.. O hafta fener ligin yeni takımı İstanbul BB'ye yenilmişti, sivas trabzon deplasmanında yenilirken sahaya giren seyirci yüzünden 3 puanı kapmıştı.. Beşiktaş takılmıştı ve GS sahasına geleni seyircisiz dörtlüyordu..
Hocanın istediği transferler yapılmamıştı ama Lincoln alınmıştı, yönetim futbola seyirci takıma uzaktı.. GS dörtlemeye devam ediyordu..
Galatasaray lider başladı ve ilerleyen haftalarda onu tek zorlayan takım sivas'dı. Hakan Şükür rekora koşuyordu..
seyirci 5. haftadan sonra stada girdiğinde GS liderdi, hoca hastaydı, lincoln sakattı.. Hakan Türk futbol tarihine adını öyle bir yazdırıyordu ki kıskananlar yarıldılar..
İlk yarı bittiğinde sivas lider GS ikinciydi, yabancı oyuncular sakat, hoca hastaydı.. Nonda takıma katıldı..
bitime 9 hafta kala hoca hala hasta yabancı oyuncular tamamen kadro dışıydı..
kadroda 16 türk genci varken hoca takımdan ayrıldı.. ve kendini camiaya vakfetmiş Türk antrenörle yola devam kararı alındı..
Kadıköyde yavru brezilya ile maç yaparken milli takım gibiydi Galatasaray.. ve fener kupadan alaşağı edildi..
son kupa gören fenerli çocuk 28 yaşına bastı..
Hocasız çıktığı 7 maçı da kazanan Galatasaray şampiyon olduğunda kadrosunda tek yabancı vardı..
Demek ki Türk genci isterse yapabiliyormuş, Cevat hoca mütevaziydi, Arda şampiyonluğu çok basit özetledi:
"takımda top oynayan 10 kişiden 9'u zaten çocukluğundan beri galatasaraylı, tuttuğumuz takımı şampiyon yaptık, bizim şampiyon olmamız en normali"
Ve 16 şampiyonluğu yönetime rağmen kazanmış takımda, Galatasaray taraftarı çok önemli birşeyi başarmış, ilk 5 hafta takımı yalnız bırakma pahasına yönetime çok önemli bir ders vermişti.. Yönetim de o dersi çok iyi almış olacak ki, Adnan Polat önderliğinde bütün camia ve eski yöneticiler takımla kenetlenmiş ve ligin başından itibaren takım kupaya tutunmuş bir halde ligi tamamlamış ve çok doğal olarak şampiyon olmuştu..
Ve unutulmasın:
Taraftar ilk 5 hafta yoktu belki, ama sahada top oynayanlar zaten taraftarlardı, profesyoneller değil..
Sunusi F. ONAY |
|
|