Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
06 November Biz, İmamlara rağmen cemaatmişiz!Bu yazı bir öfke refleksidir. Genelleme yapılarak yazılmıştır, haysiyetli ve dini bütün imamlarımızı baştan tenzih ederiz. Ama bazen öyle bir yazmanız gerekir ki tokat gibi şaplasın silkelesin ve adamı kendine getirsin, bu bizim haddimiz değil belki ama haddi olanlara cesaret versin diye yazdık işte. Acımız ve öfkemiz büyük, lütfen bunu dikkate alarak okuyun ki, art niyetimiz olmadığı anlaşılsın... Ortaçağ hıristiyanlığını ve hıristiyan dünyasını az çok bilirsiniz. En azından filmlerde rastlamışsınızdır. Şişko, koca göbekli, bitip tükenmek bilmeyen mal mülk ihtirasına sahip, hatta dünya zevklerine fazlaca düşkün din adamı motifleri hıristiyanlarca sinema endüstrisinde çok kullanılır. Bu papazlar ihtirasları sebebi ile elde edemedikleri kadınları cadılıkla suçlayıp yakarlar, fakir köylünün 2 kuruş parasına bile vergi adı altında göz ve el koyar. Dini inançları ve hatta köylülerin kanını sömürür, emer kötü niyetli kara cübbeli canavarlardır ortaçağ papazları!.. Bir müslüman olarak, papaz bile olsa, bir din adamını filmlerde bu şekilde görmek hiç hoşuma gitmezdi. Zira bazı fikir yobazları bütün din adamlarını aynı kefeye koyar ve işte sizin imamlarınız da böyle diyebilirdi sanki... Tabi bütün bunlar masum filmlerdi. Ortaçağ hıristiyanlığı anlatılırken bu dekor çok ilgi çekici olabiliyordu, hatta ileri gidip bazı yönetmenler papazları sübyancı olarak da gösterebiliyorlardı. Ya bizim yönetmenlerin de canı çekerse ve imamları bu şekilde göstermeye kalkarlarsa... Malum, gazetecilerin yapmadığı şey değil, eşeği çalınan imamı Cumhuriyet gazetesi “İmam eşek çaldı” manşetiyle duyurmuştu okurlarına. Sokak ortasına yere battaniye serip sevabına çocuklara Kur'an öğreten adama Milliyet gazetesi sapık muamelesi yapmıştı. Bütün bunları biliyoruz da, ya gazetecilerin yaptıklarını sinema ve dizi yönetmenleri de yaparsa? Peki bizim imamlar ne durumda? Hüseyin Üzmez ağabeyimiz anlatmıştı; bir yazıhanede sohbet ederlerken ezanın okunduğunu duyup hep beraber kalkmaya niyetleniyorlar ama içlerindeki bir imam efendi hiç istifini bozmuyor. Hüseyin ağabey soruyor: birader sen namaza gelmiyor musun? Birader durumu izah ediyor: ben 15 gün yıllık izindeyim! Şaka gibi, inşallah şakadır (keşke olsa).. Ortaçağ hıristiyanları sefildi, pisti, fakirdi, hastalıklıydı ve zalimdi.. Milyonlarcası kıtlıktan ve hastalıktan hatta pislikten öldü gitti. Ne zaman ki o filmlerdeki uğursuz papazlardan kurtulup dürüst din adamlarına kavuştular, işte o zaman modernleştiler ve fersah fersah yol aldılar. Öbür dünyaları ateşler içerisinde ama hiç değilse bu dünyada insan gibi yaşama olanağına kavuştular. Bir de İslam dünyasına bakınız: Uyuşukluk, pislik, tembellik, hırsızlık, fuhuş.. geçen bir dergide okumuştum taliban gittikten sonra eşcinselliğin başkenti yeniden Kandahar olmuş! Diyanetin paralı namaz kıldırma memurları gerektiğinde grev yapabilecek kadar dünyalık bir mesleğe sahip olduklarını ispatlıyorlar. Tabi çoluk çocukları var, en doğal hakları, ama bu mesleği biraz fazla dünyalık yapıyorlar gibime geliyor, belki layıkıyla yapsalar gökten bıldırcın ve kudret helvaları ile besler Rabbim onları, noldu işlerine gelmez mi? Inandıkları kitap öyle söylüyor ama! Ben, diyanetin imamının soru sorulmadan hiçbir köfteye maydonoz olmadıklarını ve olmayacaklarını öğrendim. Kitap gibiler, aç oku.. ama açmazsan bir faydasını da görmezsin, Allah rızası için bir uyarı yapmazlar vazife çıkarıp... “Türbelere gidip mum yakıp çaput bağlamayın, bağlayacaksanız biz de oraları yıkarız!” dediklerini hiç duymadım. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının savaş açtığı taassup olanca hızıyla devam ediyor yani. Halkımız hala ölülerden medet umuyor, ne yapsınlar dirilerden bir hayır görmediler ki.. Bizim imamlar milleti camilerde toplayacaklarına, ibadet bitince apar topar çıkarıp kapıları kilitliyor.. “Vatandaş! Siyaseti de muhabbeti de gel camide yap, çocuğunu da getir bahçesinde top oynasın..” diyemiyor. Adı üstünde Camii.. Türkçesi Cem evi.. yani toplanma yeri.. her türlü muhabbet burada olur, ticaret de, siyaset de, ibadet de, eğlence de, spor da.. olan İslami usule göre olduktan sonra düğün dernek de camide kurulur tabi ki.. ama bu imamlar camileri hayatımızdan çıkarıp bir namaza izin veriyorlar çok şükür, yakında onu da yasaklayıp camileri müze yaparlar, hiç yapmadılar mı sanki? Ama vatandaş aptal değil.. bizim de kendi cem evlerimiz yani camilerimiz var işte.. Bizler cemaatleşip bu ruhu devam ettirmeye çalışıyoruz, kendi aramızda iyiliği emredip kötülüğü yasaklıyoruz.. Allah'ın emrettiği gibi münafığın cenaze namazını kılmıyoruz. Biz ölümüzü yıkamayı da biliyoruz tesbih namazı kıldırmayı da, bu imamın değil her müslümanın görevi yoksa imamlarınız söylemedi mi? Işte cemaatleşmeye ve cemaatlere, tarikatlara karşı olanlar asıl bu ruha karşılar. Ortaçağ hıristiyan dünyası şu an uzay çağının islam dünyası gibi.. biz bunu kırmaya uğraşıyoruz, bunu diyanetin imamları ile yapmak biraz zor olacak, daha cesaretlerini toplayıp “Bre densizler haddinizi bilin, Allah'ın emri olan başörtüsü ile uğraşmayın, başlarım resepsiyonunuza da kamusal alanınıza da, kainat Allah'ın kamusal alanıdır” diyemediler değil mi? Ya da magazin, paparazi programlarına “yapmayın ayıptır, bre kuldan utanmaz Allah'tan korkmazlar..” dediler mi? Ama bir telefon açın sorun söylerler.. Eskiden hoşgörü de vardı.. Oruçlunun yanında yemek içmek ayıptı, şimdi hoşgörüyü sadece benden istiyorlar.. Sigarasını oruçlu burnuma üfleyen denyo bakışımdan rahatsız olup, beni arkadaşlarına şikayet ediyor “yiyecek gibi baktı bana..” diye zırlıyor. Be hey densiz, oruç tutmuşsun tutmamışsın bana ne, ben senin medeniyetsizliğine acırım, yerlerde sürünen ahlakına tükürürüm gıyaben.. Ramazan'da gözlerimi yaşartan ihtiyar Ermeni bir amcanın sözüyle bitiriyorum.. “Evlat sen ramazanın, orucun ne olduğunu asıl bana sor.. Kamyonetin diresiyon simidinin altına girip kan ter içerisinde yemek yiyip 2 büklüm içerdim bir sigarayı, oruçlu tiryaki görüp de özenmesin diye...” Sen Ermenideki bu ahlakı daha müslüman geçinen kokanaya verememişsen vermek için de mücadele edememişsen, (ya da o kokoşun anasına babasına), daha ne imamlık yapacan allasen.. Sunusi Fazıl ONAY (www.genckalem.org 'da yayınlandı) TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!1036.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|