Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    12 February

    Senden Neden Nefret Ediyorum

    Nefret ediyorum çünkü sana bir “his” duyacak kadar ehemiyet gösteriyorum, zira birlikte yaşamaya mecburuz. Senden nefret ediyorum ve bunun en önemli sebebi seni sevmeyi senin yüzünden başaramamam. Yani, ben seni sevmek istiyorken senin buna engel olmaya çalışman ve seni sevmemi imkansız kılman.

    Halbuki sen benim kardeşimdin. Farklılıklarımızla birarada yaşarken sen benim farklılıklarıma tahammül edemedin. Senin gibi olmamı istedin. Tabii ki ben de içten içe senin benim gibi olmanı isterdim, ama bu senin kendi seçiminle olmalıydı.

    Sonra bu başörtüsü meselesi çıktı ortaya..
     
    Neydi bu mesele?
    İnandığım dinin açık bir emrini uygularken senin yasaklamanla karşılaştı bacılarım. Sen hepimizin senin gibi günahkar olmamızı istedin. Bizse “gireceğimiz günahlara kendimiz karar verelim” dedik.

    Sonra sen bunun dini bir mesele olmadığını söyledin, “hem, biz de müslümanız” dedin!
    Senin müslümanlığın beni en başından beri ilgilendirmiyorken benim müslümanlığım seni neden ilgilendiriyorduki? İnandığını söylediğin kitap:
    Başörtülerini yakalarının üzerine kadar indirsinler- Nur 31” diyorken,
    Mü‘minlerin hanımlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıkacakları vakit) cilbâblarını üzerlerine almalarını söyle. -Ahzâb 59” diye buyururken sen hala “hayır böyle bir emir yok diyebiliyorsun ya!
    Ve hala da bizim gibi müslüman olduğunu iddia ediyorsun.. (ve hala bu beni zerre kadar ilgilendirmiyor..)

    Sonra sen bu konuyu dini olarak tartışamayacağımıza hükmettin..
    Zira biz müslümanlar 1400 yıldır peygamberin emirlerine uygun olarak örtünmeye çalışıyoruz ve dünyanın her yerinde bu böyledir, bunu dinimin kurallarıyla oynayarak başaramazdın..
    Ve bir “Kamusal Alan” meselesi çıkarttın ortaya..

    Kamusal alanda örtünemezsin..
    Ama Allah bize “evet kamusal alanda emirlerimi uygulamayın” demiyor ki.. Üstelik savcılık kararı yoksa sadece insanın kendi evi kamusal alan değildir.. Yani sokaklar bile kamusal alan..

    Şımarık bir çocuk gibi, “O halde devlet daireleri diyelim” dedin.
    E devlet hastaneleri, mahkemeler, karakolllar, vergi daireleri hatta camiler bile devlet dairesi.. Buralar Allahsız mekanlar değil ki, oralara sığınıp Allah'ın emirlerini uygulamayalım...!

    Sonra bazıları hizmet alanlar ve hizmet verenler diye bir ayırım yapılsın dediler. Yani hizmet alanlar Allah'ın kulu, hizmet verenler değil...miş gibi...

    Bir aklı evvel de çıkıp “Yahu devlet mi büyük Allah mı? İnsanların şu 60-70 senelik kuralları mı önemli Allah'ın ucunda cennet ve cehennem olan sonsuz süreli kuralları mı?” diye sormadı..

     Ardından yine sizlerden biri şöyle demek istedi: “Yahu o kadar günaha giriyorsunuz, bir taneye de bizim için girin örtmeyin başınızı..!”
    Bu en delikanlıcasıydı..
    “Peki, neden senin için günaha girecekmişim” diye sormadan direk reddettik. Zira biz önceki günahları işlerken sebep kendi nefsimizdi oysa şimdi Allah'ın yerine başkalarının dediklerini kabul ederek ilahi prensibimizden taviz verecek ve hatta Allah'ın yerine başkasını koyarak müşrik olacağız.. Peki, bize bunu emredenler ve tavsiye edenler nedir müslüman mı? Kim Allah'ın emirlerinin aksini emredebilir? Tabi ki tağutlar.. Ve onlar hakkında Kur'an'da çok hüküm var! Sadece şunu söyleyeyim: İnsanoğlu hüsrandadır ama birbirlerine Hak ve Sabr'ı tavsiye edenler hariç (asr suresi) Bilindiği gibi Hak ve Sabr Allah'ın isimleridir, bizler sadece Rabbimizi tavsiye edenlere uymakla mükellefiz.

    Tabii ki beklenen oldu ve sen bunu bir laiklik meselesi yaptın.
    Halbuki Laiklik devleti yönetirken halka din ve ırk gözetmeden hizmet götürme prensibiydi.. Din ve devlet işlerini birbirine karıştırmamak..
    Halbuki şu devlet elini çekmedi bir türlü dinimizden. Ezanlarımıza karıştılar 10 küsür yıl yasakladılar, camilerimizi saman deposu yaptılar, Kuranlarımızı arap harfiyle yazılmış diyerek meydanlarda toplayıp yaktılar ve şimdi de elleri bacılarımızın türbanında..

    İşte ben de senden tam bu yüzden nefret ediyordum..
    Sen şaklaban oldun batının elinde.. onlar gibi olmaya çalışarak kraldan fazla kralcı oldun. Hiçbir dini ve milli bir prensibin kalmadı, bütün değerlerin altüst oldu, mübarek bayramını şeker bayramı yaptılar, sana yılbaşı diyerek kendi noellerini kutlattılar, onların danslarını müziklerini öğrendin, onların dilini kültürünü öğrendin, onların dininden farklı değil yaşadığın sözde İslam, tek fark onlar arasıra kiliseye giderler (çoğu da ateisttir zaten) Onların alfabesi, onların takvimi, onların ölçüleri, onların adaleti, hukuğu... Ve Allah bile kendi mübarek ismini aldı dilinden.. Tanrı dedirtti...!

    Ey kardeşim,
    Hepsi üzerine bir numara büyük geldi.. onlar gibi medeniyet sahibi, liberal ve demokrat olamadın sonuçta.. Halbuki alman gereken sadece ilimdi..
    Ve sen o hariç her türlü kepazeliği aldın..
    Senden nefret ediyorum, zira bu kepazeliğe beni de alet etmek istiyorsun, koyun olmamı istiyorsun.
    Benim bundan sonra en fazla bir 40 sene ömrüm var, 40 sene İNSAN olarak yaşar sabreder, ondan sonra da Büyük Dost'a kavuşur sonsuza kadar mutlu mesut yaşarım diyorum sana.

    Allah'ı olmayanın efendisi çoktur.. Siz kendi derdinize yanın artık.. Allah Muntakim'dir, intikam alıcıdır.
    Yarın beraber oldukların “bana ihanet ettiğin gibi” sana ihanet edecekler, ama inadından vazgeçip geri döndüğünde her zaman güvenebileceğin kardeşinin nefretinin de sönmüş olduğunu göreceksin.

    Zira biz Allah rızası için sever, Allah rızası için nefret ederiz.
    Bu sana son sözümdür. Benim gibi olmasanda bana saygı duy, hiç değilse benim sana duyduğum kadar duy. Çünkü biz herşeye rağmen kardeşiz.. Sen ne kadar Rabbine isyan etmekte özgürsen, ben de o kadar kul olmakda özgürüm..
    Bunu aslında hiç unutmaman gerekirdi!
     
    Sunusi F. ONAY
    (www.genckalem.org 'da yayınlandı)

     


    Comments (2)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    ahmed akwrote:
    Bir Aksam Üstü Yüreğin Daralırsa;
    Gözlerinden Tövbe`Ler Taşarsa;
    Avuçların Dualar`La Dolarsa;
    Bir Besmele Çek Gönül`Den

    Katran Karası Geceler Seni Boğarsa;
    Vücudunu Soğuk Terler Basarsa;
    İcinde Ard Arda Toplar Patlarsa;
    Bir Besmele Çek Sessizce

    Sır Verecek Bir Dost Bulamazsan;
    Günahlarından Ayrılamazsan;
    Boğuk Boğuk Hep Ağlarsan;
    Bir Besmele Çek Yürekten
    Gönül Dost`Larını Birgün Bulursan;
    O Yüce İlahiyata Kavuşursan;
    Şükr Dua`Larını Hep Okursan;
    Bir Besmele Çek Unutmadan
    Huzuru Neşeyi İslamda Bulursan;
    Başladıgın Her İşte Onu Anarsan;
    Kalbini Tüm İnsanlara Açarsan;
    Bir Besmele Çek Her Seferinde

    Nefsinle Şeytana Cihad Açarsan;
    Her Hayırlı İşe Koşarsan;
    Muhammed Aşk`Iyla Tutuşup Yanarsan;
    Bir Besmele Çek Kalbten

    Gençligini Bitirip Ömrünün Sonuna Varırsan;
    Ve Nefes Almaktan Yorulursan;
    O Kerim Allah`In Huzuruna Cıkarsan
    Bir Besmele Çek İlk Söz Olaraktan
     
    9 June
    S.A. Sunusy abi.. :)
    Yazın çok güzeldi..içimdeki ukteyle ve içime sindire sindire okudum yazıını tebrik ediyorum seni birkez daha ...Allah razı olsun senden..Allah'a emanetsin..Selam ve muhabbetlerimle.. ;)
    19 Mar.

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!1048.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None