Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
January 18 Sesli Düşünüyorum (Hayat Adildir)HAYAT ADİLDİR
Hep öyleydi. Zira kimseye birşey vaadedilmiş değildi. Sahip olduğunuz şeylerin gerçekten sahibi olup olmadığınızın farkında olmadınız hiçbir zaman. Etrafınızdaki insanların sahip oldukları ile daha fazla ilgilendiniz belki. Halbuki sahiplik ne ifade ediyordu, merak etmediniz. Yarınınız garanti olmadığı halde siz rabbinizden bile "yarının rızkını" dileyip durdunuz.
Hayat adildir. Adil olmayan sizdiniz. Pek centilmence davranmadınız. 50 yıl geçmeden ölmüş olacağınızı bildiğiniz halde, üşüyen bir çocuğa paltonuzu vermediniz. Ya da evinizi, arabanızı..! Çünkü, size tanınan lükslerden sadece siz ve sizin izin verdikleriniz yararlanmalıydı sizce. Eşinizi ya da sevgilinizi paylaşmazdınız, mal da öyleydi işte.
Birgün bir ihtiyaç sahibine onu belki bir ay doyurmaya yetecek kadar bir para verdiniz belki (gerçi biraz pişman olmadınız da değil) ve kendinizi bu yüzden bir şey zannettiniz. Cömert olduğunuzu iddia ettiniz belki. Kimin malını kime verdiğinizi unutarak.
Hayat hep adildi. Sizden sadaka isteyen ihtiyarlamış bedenine rağmen soğukta bağrı açık dolaşan, kimsesi olmayan, çocuksuz şu kadına da, size de, patronunuza da. Belki garibanların bu garibanlıklarını hakettiklerini düşünüyorsunuz; ya da zenginlerin çok şanslı olduklarını. Çünkü size göre kişi ne ekerse onu biçer ve bu dünyaya bir kez gelinir.
Bu dünyadan ayrıldıktan sonra geri dönmek için yalvaracaksınız, biliyor muydunuz? Çünkü bu dünyadan bir kez ayrılınılır. Ve siz "dünyadan ayrılma şeklinizi beğenmediğiniz için" yalvaracaksınız, tekrar yaşamak için değil!
Bu hayattan ayrıldığınız zaman anlayacaksınız o saniyede; her şeyin boş ve saçma olduğunu. Çaba sarfettiğiniz hiçbir şey aslında çabanıza değmez ve üstelik elde ettiğiniz hiçbir şey de çabalarınızın sonucu değil.
Bu dünyaya tek bir şey için geldiniz. SIRAYA GİRMEK. Sıra girerken çok fazla gürültü yapıyorsunuz bu bir gerçek. Ülkeler kurdunuz, marşlar bestelediniz, borsalarda kazandınız kaybettiniz, saçma sapan şeyler için üzülüp sevindiniz. Sırası gelen için ağladınız, sıraya giren için sevindiniz. Ve bütün bunları yaparken sıranın hızla ilerlediğini ve sıranın birgün size geleceğini hatta zaten sırf bu amaçla bu sıraya girdiğinizi unuttunuz.
Ancak sırada okuduğunuz gazete kadar önemli hayattaki herşey. Ve aynı sıradaki arkadaşlarınız kadar hür ve kutsal etrafınızdaki her insan. Siz şu ana kadar bunun bir zerre kadar farkında olmadınız. Size göre çocuğunuz, eşiniz, hatta dostlarınız size aitti ve siz olmasanız onlar ne yapardı!
Herşey de yanıldınız.
Hayat, tecavüz edilen bakire bir kıza da ve ona tecavüz eden kişiye de adildi. Bunu, o pencereden bakarak hiçbir zaman göremeyeceksiniz. Sıra geldiğinde anlayacaksınız. Belki öksüz, yetim bir gariban yahut da o tecavüz edilen kız olmuş olmayı dileyeceksiniz ya da bir taş, toprak, ağaç, rüzgar ya da bir meczup… Kimin daha şanslı olduğunu siz nerden bileceksiniz! Etrafınızda bir çok kişinin aslında gözünüzde, sahip olduğunuz cep telefonundan daha fazla değeri yok. Hatta bazıları için pantolonunuzun çamurlanmasına bile razı olmazsınız. Onlar sizin temizliğiniz kadar bile etmezler. Siz kendinizi gerçekten bir şey zannediyorsunuz. Makyajınızdan belli. Alacağınız oksijen ve çıkaracağınız karbondioksit miktarına ciğerleriniz karar veriyor. Gerekli olan gıda miktarı ise beyninize yani iradenize bağlı. Hiçbir yere oksijen depolamadığınız halde buzdolabınız ağzına kadar dolu. Bu size bir şey izah etmiyor mu hala. Şimdi size komik gelen acı bir gerçeği hatırlatayım: Yaşayacağınız, daha doğrusu, ibadet etmeye yetecek kadar gıda almanız gerekiyor. Daha fazlası hamallık olur. Sıra size geldiğinde sahip olduğunuz her şeyi burada bırakacağını biliyorsunuz. İşte tek bildiğiniz şey bu ve üstelik bu da tamamen yanlış. Flaş haber! Burada elde ettiğiniz her şey sizinle beraber öte tarafa geliyor ve son tesbih tanesine varana kadar hepsinin tek tek hesabını vereceksiniz. Kesilen saç/sakaldan sürülen ojeye, yediğiniz hamburgerden döktüğünüz tuza, konuştuğunuz laftan gördüğünüz görüntüye kadar, bugüne kadar büyük bir enaniyetle “ben yaptım” dediğiniz her fiil ve kendinizi sahibi addettiğiniz her şey hakkında hesaba çekileceksiniz. Sırf ibadet için yaratıldığınız bu dünya da “kesata uğramasından korktuğunuz ticaretinizden” (Tevbe) daha fazla rabbinizden korksaydınız, “ikindi vaktine andolsun ki insanoğlu hüsrandadır” (Asr) hitabına maruz kalmazdınız. Halbuki bu sıranın sahibi kendisinden korkulamaya en layık olandı. Siz paranın satın alacağını zannediyordunuz. Ama gerçekten sahip olduklarınız kalbinizde ve onları aşkla satın aldınız parayla değil. Umarım aşkınızı boş yere harcayıp çarçur etmemişsinizdir. Gerçi çok önemli değil, herkes dilediği kadar geri ödemesiz kredi alabilir. Dedik ya, HAYAT ADİLDİR ve kalbinizde sakladıklarınız sizin. Keşke ne sakladığınıza dikkat etseniz.
“Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine Hakk (Allah)'ı tavsiye edenler, birbirlerine Sabr (Allah)'ı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).” Asr Suresi
Sunusi F. ONAY sunusy@hotmail.com Comments (1)
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!740.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|