Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
January 31 *** AĞIR KONUŞURUM *** (1) ***Magazin Gazetecileri Ve Ahlaksız Müşterileri,
Dernekleri de var bunların, çok bir halt yiyorlarmış gibi bir de dernek kurmuşlar.
Bugün paparazilerin yaptıkları işin (yani bu mesleğin) suç sayılması için teklif vermek gerektiğini düşünüyorum. İşi şarkı söylemek olan bir kadının kiminle çıktığı ya da mankenlerin kiminle yemek yedikleri beni niye alakadar etsin. Ellerinde kamera ve mikrofonlarla onun bunun peşinden koşmak nasıl meslek olur..
bence olsa olsa ayıp olur.
Bakın böyle şeyleri ölesiye merak eden insanlar vardır. Ama bu insanlar zaten tedaviye ihtiyaç duyan kişilerdir. Bunları tedavi etmek yerine tatmin etmeye çalışmak doğru mu?
Sanatçıları halka tanıtıyorlar, gerçek yüzlerini gösteriyorlar.
İyi de bana ne! ne yapayım gerçek yüzünü.. Sanatı alakadar eder beni, yüzü değil. Alemin en kral sapığı olsa, ona göre mi değerlendirecem sanatını? bana ne!
Magazin programları izleyen insanlar tek kelimeyle zavallıdırlar. Psikolojik rahatsızlıkları vardır. Bir an evel tedavi olmaları gerekmektedir.
Merak bir hastalıktır. Üzerine vazife olmayan şeyleri merak etmeyi huy edinmiş olan kimseler marazlı yaratıklardır. Kültür seviyeleri düşüktür, sofistike değillerdir, olamazlar da. Basit insanlardır. Hayatı yaşamaktan çok, yaşayanları seyretmekten hoşlanır ve merak ederler. Seyircilerdir. Yorum yaparlar. Karışırlar, karşılaştırırlar. Bu insanlar bilinçaltlarında modelleme yaptıkları için farkında olmadan seyrettiklerini örnek alır, tavır ve tepki geliştirirler. Bu da hastalıklarını giriftleştirir. Zira bütün bunları farkında olmadan yaparlar.
Mesela MODA bu hastalığın bir komplikasyonudur. Gözüne hoş gelmese de, içinde rahat etmese de kıyafetini ve yaşam tarzını değiştirir, düzenlerler. Bayanların topuklu ayakkabı giymeleri bu yüzdendir. Kış günü mini etek giymelerinin ya da beli açık dolaşmalarının nedeni budur. Diğerlerinden GERİ KALMA endişesi. SEÇİLEMEME korkusu. Neye göre ve nasıl olduğu önemli değil, tercih edilememe korkusu her insanda zerre kadar da olsa vardır. Bu da bazı davranış bozukluklarını tetikler.
Magazin gazeteciliği, toplumda bir yaradır, kenedir, zararlıdır. Bir virüstür. İnsanların doğal hallerine müdahaledir, ve farkında olmadan şekil vermek ve şekil almaktır. Paparazilik suç sayılmalıdır. İnsanların günahlarını ortaya çıkarmak ya da tam tersi yüceltmek caiz değildir. Her türlüsü de psikolojiyi bozar.
Hünerden çok hünerli ile ilgilenir, doğal olarak müdahale eder ve doğallığı bozar, zarar verir. Bu bakımdan magazincilik, sanata saygısızlık demektir, kültürel yozlaşma kaynağıdır.
Sanat (marifet) sahibi olmayan insanlar üzerinde yapılan magazincilik ise apayrı bir katliamdır. Konusunu ve hitap ettiklerini şaklaban eder.
Bu işi meslek edinmiş insanlar sedece para hırsı ile hareket eden zavallılardır. Bu insanlar diğer hastalıklı müşterilerini tatmin edeceğine inandığı her türlü materyale büyük bir iştahla saldırıp bir vampir gibi emer sömürür. Meslek etikleri aslında etiksiz olmaktır. Başkalarına yaptıklarını eğer para edecek olsa kendilerine ve çevrelerine yapmaktan da çekinmezler.
İşte magazinciler bir toplumda bu kadar büyük ve kötü huylu yani habis bir urdur. Ona teveccüh edenler de o toplumun kanserli birer parçasıdırlar.
Zamanında kesilip atılmazlar, tecrit edilmezlerse sonuçları da kötü olacaktır.
Sunusi F. ONAY
Comments (3)
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!745.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|