Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
19 May Danıştaya SaldırıDanıştaya Saldırı (Yatay ve Dikey Analiz)
Kişisel olarak insan ölümlerine pek fazla ehemmiyet vermeyen bir adamım. Yani doğar büyür ve ölürler insanlar, bu bir kanundur. Danıştayın bile bozamayacağı bir kanun. Sokaktaki kılık kıyafetinize bile karışmayı rejim bekçiliği olarak gören bir avuç insan evladı, beyinlerinin ürettiği fikirler ile sizin sokak hayatınıza, özel hayatınıza müdahele edebilirler, ama ecelinizin gelmesine karışamazlar. Bu bir ilahi kanundur zira. Şimdi siz diyeceksiniz ki "Bayanların başlarını örtmeleri de ilahi kanun ona ne karışıyorlar o zaman!" yok, demeyin en iyisi yoksa sizi rejim düşmanı ilan ederler. Bu ülkede demokrasi ve hürriyet ancak o bir avuç insanın beyni kadardır.
İşte bu bir avuç insana bir saldırı düzenlenmiş, birkaç tanesinin canı yanmış, bir tanesi ise ölmüş. Takdiri ilahi, hepimiz öleceğiz. Ya idam edilerek, ya vurularak, ya kazayla, ya da hastalıktan... ama gideceğiz o kesin. Allah kalanlara acısın, sabır versin. Ve mezarda münker ve nekir tarafından karşılanacağız. Onlar bize hoşgeldiniz demeyecekler; ilk soracakları: "Rabbin kim?" sorusudur. Zira mezarda memleket, meslek, ırk, cinsiyet ve tuttuğun takım önemli değildir. Rabbin kim sorusu aslında çok hazin bir soru. Zira maksadı cevap almak değil, utandırmak! "Rabbim Allah" diyebilen kişiye daha zor sorular geliyor çünkü: "Yaaa demek rabbinin Allah olduğunun farkındasın demek? Gel bakalım şöyle, ey sadece rabbine ibadet etmek üzere yaratılıp dünyaya gönderilmiş olan insan evladı seniii..!" Ama ben asıl utanıp sıkılmadan "hangi ümmettensin" sorusunu cevaplayabilecek olan babayiğidi görmek isterim!
Ama sen sağlığında ALLAH'IN EMİRLERİNİ YASAKLAMAYI ADET EDİNMİŞSEN, bu soruları hangi yüzle cevaplarsın onu da bilmiyorum. Neyse giden gitti. Burdaki çilesi bitti, şimdi orda hiç bitmeyen bir çile başlıyor. Türbanı yüzünden okuldan atılan, istikballeri kararan, psikolojileri bozulan kız çocuklarının bir ahı vardır herhalde. Üstad boşuna "Zalimler için Yaşasın Cehennem" dememiş.
Ey Salak İnsanlar!
(Bu hakareti etmemin amacı, hem sizi sallamak hem de daha samimi bir ortam oluşturmak, çünkü siz gerçekten salaksınız ve bunu size ancak dostlarınız söyleyebilir değil mi?, gelelim neden salak olduğunuza:)
Kur'an'a inandığınızı söylüyorsunuz. Aslında yalan söylemiyorsunuz, sadece neye inandığınızı bilmiyorsunuz! E bilmeyince de çelişkiler yaşıyorsunuz. Mesela, Kur'an'da "Bu yazdıklarımıza geçmiş zamanın hikayesidir derler" diye bir ayet var, yani burda sizlerden bazıları diyecek ki: "Ya eskiden öyleymiş, şimdi öyle değil, bu Kur'an da eskidi zaten, geçmiş hikayeleri anlatıp duruyor." Halbuki onun eskimez bir kitap olduğunu bilmeniz lazımdı. Halbuki Allah putperestlere hitap ederken bile sizleri kastediyor. Zira putperestlerde Allah'a inandıklarını söylerlerdi!
İnandığınızı söylediğiniz kitapta "TAĞUT"lar meselesi var mesela. TAĞUT, Allah'ın emirlerine uymayı yasaklayanlar anlamına gelir. Ve Kur'an der ki: "Madem size Tağutlar dininizi yaşatmadı, Allah'ın arzı yeterince geniş değil miydi? Hicret etseydiniz!" Yani bugüne uyarlarsak: Madem bu adamlar size başörtmeyi yasakladılar o zaman başınızı örtebileceğiniz bir yere gidin, ya da okumayın, diplomasız girin mezara, nasıl olsa burda size diploma sormuyoruz!
Bakın Allah "Siz" diye başını örtmesi tağutlar tarafından yasaklananlara hitap ediyor, danıştay üyelerini, yök başkanını, Avrupa insan hakları mahkemesini kaale bile almıyor zira onlar zaten mahvolmuşlar.
Sizin inandığınızı söylediğiniz kitapta daha birçok şey var ama onları anlarsanız ne olursunuz bilmem. Ya vazgeçer "tamam, biz müslüman değiliz" dersiniz, ya da imana gelirsiniz, Allah bilir. Fakat bazı namaz kılan ve oruç tutanların da aslında imansız olduklarını yine Allah kendi kitabında söylüyor. Umarım hala müslüman olmanın fenerbahçeyi tutmak kadar kolay birşey olduğunu zannetmiyorsunuz. Din bir yaşam biçimidir, sempatizanlık değildir.
Bu konuyu kapatırken son olarak şunu söyliyeyim, Allah'ın Rasulu şöyle buyuruyor: "Beni kendi nefsinizden daha fazla sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız" Kendi nefsiniz derken nefsinizde olan herşeyden bahsediyor, anne, baba, evlat, eş, mal, mülk.. Hadi şimdi imanınızın bir muhasebesini yapın. Zira bunu da inandığınız kitap söylüyor "herkes kendi nefsini ölmeden bilecek"
********
ŞİMDİ GELELİM BU LANET OLASI SALDIRININ ANLAMINA!
Bu olay, Uğur Mumcu'nun abisinin aylar önce uyarmasıyla aslında açığa çıkmıştı ve bekleniyordu. MOSSAD ve CIA'in Türkiye'yi İran'a karşı yapılacak bir savaşta yanlarında tutabilmek için ülkemizde bu tip olayları daha da arttıracağını biliyoruz. İlk defa rastlamıyoruz bu olaylara. 28 şubatta bilinmeyen bir yerden otobüsler dolusu gelip, postmodern darbeden sonra bir anda yok olan ve bir daha da adı sanı duyulmayan Aczmendileri hatırlayınız. Bugün cenaze töreninde "Katil Başbakan" diye bağıran bütün vatan hainlerinin kimlerin maşası olduğunu biliyoruz. CHP'nin amacını biliyoruz. Kanla beslenen Baykal'ın kimin vampiri olduğunu da biliyoruz. Bu iktidar eğer cumhurbaşkanı seçerse amerikanın bölgede sonunun geleceğini ve çok kısa bir zamanda Türkiye'nin süper güç olacağının da farkındayız.
İRTİCA İRTİCA DİYE SAĞA SOLA KUSANLAR şunu iyi bilsinler, AK PARTİ ak sütten çıkmış ak kaşık değildir, fakat Türkiye Cumhuriyeti'nin tek çıkış yoludur. Hatasıyla sevabıyla bu partinin inanmış kadroları yine bu partinin dalavericilerini bastırır ve ülkeyi süper güç yapar. yani İNADINA AK PARTİ...
CUMHURİYET insani ve islami olan tek rejimdir, saltanat gibi akıldışı bir yola tenezzül edecek müslüman bu ülkede yoktur. Laiklik İslam dini ile ters düşen bir kavram değil bilakis, İslam dininin hür biçimde yaşanabilmesini garanti eden bir sistemdir. Ülkemizde ne laiklikten ne demokrasiden vazgeçebilecek olan siyasiler bulunmamaktadır. Kişi özel hayatında tarikatçı da olur dinsiz de olur kimse karışamaz. İstediği kadar dinini yaşar yine kimse karışamaz, işte laiklik bunun teminatıdır. Cuma günü tatil yapmak isteyen müslümanın da, cumartesi tatil yapmak isteyen musevinin de teminatı LAİKLİKTİR. Kamusal alanda başörtülü dolaşabilmenin teminatı LAİKLİKTİR. Aksini emretmek faşizmden başka birşey değildir.
Bizden bu özgürlüğü almak isteyenler ne müslümanım desin, ne laikim desin.. Zira hem dinsizdir, hem de faşisttir. Ve bu da beni çok ilgilendirir, hele bir de bunlar başımızda bürokratsa...
Allah hidayet nasip etsin, hidayet etmediğinin de belasını versin!
Çekin ellerinizi dinimizden, çekin ellerinizi memleketimizden, çekin ellerinizi hürriyetimizden..!
Hakimiyet önce Allah'ın, sonra da kayıtsız şartsız milletindir, ama asla şu bir avuç faşistin değil..!
Bunu onlara öğreteceğiz.
Comments (2)
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!825.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|