Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
01 December İnsanları tanıyalım köşesi 1 - Eşlerini AldatanlarKarısını Aldatan Adam
İçimden geldi ve insanlığa bir hizmet daha sunayım dedim. Bu bölümde gezegenimizde yaşayan insan türlerini inceleyeceğiz. Magazin basınından da takip ettiğiniz gibi (ki daha önceki yazılarımın birinde magazin gazeteciiğini anlatmıştım bkz. http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!745.entry ) bu insancıklar insanoğlunun hastalıklı bir türüdür. Tedavileri mümkündür fakat zordur. Biz ise burada tedavisi ile değil teşhisi ile ilgili yazıyoruz. Evet, bu insanlar kimdir ve rastlayınca neler yapmalıyız?
Erkeğini aldatan kadından bahsetmeyi etik olarak uygun bulmuyorum. Zira kadın doğurgandır, anaç özellikleri sayesinde ne kadar dejenere olursa olsun bir noktaya kadar evine sadakatla bağlıdır. Toplum, kadını bu işlerde zaten hoş görmediği için bu konuda yazmak yersiz olur. Bizim derdimiz artık olağan karşılanan, giriftleşmiş bir yara olan erkeğin karısını aldatması olacaktır.
En kaba tabirle, bu tip insanlar, aslında insan müsveddeleridir. İnsan ahlaklılığın en temel kavramları olan onur ve gurur bu insanlarda malesef bulunmaz. Yalnız burada bir hususu karıştırmamak gerekiyor. Burada aldatmaktan bahsediyoruz, eşin haricinde bir başkası ile ilişkiye girmekten değil. Dolayısıyla bunun sınırları vardır. Her ilişki aldatma olmayacağı gibi her aldatma da illa ilişki demek değildir. Öyleyse aile olmanın en başına gelerek aldatmanın sınırlarını da belirlemiş olalım.
Adam bir bayanla evlenmek için sözlenir, bunun öncesinde tanışma ve ikna olma ardından ikna etme süreçlerini geçirir. Ardından nişan yahut direk nikahla aile olduklarını ilan ederler. Aile olmanın iki tarafa da getirdiği bazı sorumluluklar vardır. Bunlar evlilik öncesi verilen sözlerle belirlenir. Bir işe başlarken ortağınıza dönüp "valla billa ortak şirketimizin malını paraya çevirip hesabıma aktarmıyacağaım" demezsiniz. Zira ortaklık zaten belirlenmiş esaslara göre sorumluluk, risk ve kar paylaşımıdır. Evlilikte de insanlar birbirlerine söylenmesine gerek olmayan şeyleri söylemezler. Mesela mantıken evlenmek üzere tanışıldığında "cinsel ihtiyaçlarını karşılayacağım" denmez. Biri size bunu diyorsa bence derhal kaçın.
Adamdan eşini tanımlamasını isteyerek dürüstçe verilecek cevaplardan onun ne tür bir insan olduğunu ve ne gibi bir evlilik ahlakına sahip olduğunu anlayabilirsiniz.
Örnek eş tanımı 1: Kaşık düşmanı, eksik etek, çocukların anası
Örnek eş tanımı 2: Evdeki Kadın, aşkım, yengen, zilli, şişko, benimki
Örnek eş tanımı 3: Emanet, dost, ortak, mücevher
Örnek 1'deki adam genelde karısını aldatmaz, para kazanmakla meşguldür muhakkak, hayatı iş olmuştur, eve gelince yemeğini yer uyur, uyanınca da çalışır.
Örnek 2'den korkun, zira bütün tanımlamalarında bir cinsellik vardır, ama beğenmişlik ama beğenmemişlik duygusu bu adamda çok fazladır. dolayısıyla dışarı karşı da bu cinsel bakışını sürdürecektir. Genelde aldatırlar.
Örnek 3 ideal gibi gözüküyor çünkü burada bir farkındalık var. Bu kişiler büyük oranda dindarlardır. Dolayısıyla ölçülü hareket etmeleri beklenir, aldatırsa sürpriz olur ama imkansız da değil tabi ki.
işte size bu farkındalığı göstermekti asıl amacım. İnsan karısının kim ve ne olduğunu farkettiği zaman eğer içinde Allah korkusu da varsa aldatması mümkün değildir, velev ki yanlış bir evlilik yapmış olsun.
Aldatan adama gelince,
Bu insancığı tecrit etmeniz sizin faydanızadır. Aldatan kişinin kimi aldattığına dikkat edin, eşini aldatıyor, bu eş sözcüğünün üzerinde biraz durun. Hayatının ortağı bundan sonra hayatını beraber geçireceğine söz vermiş kişi. Aralarında kanbağı olmadan akraba olanlar dostturlar değil mi? Çocuklarla arasında kanbağı var ama gerçekte karın senin akraban bile değil (genelde), öyleyse önce dostun sonra da doğal olarak sırdaşın, işte aldatılan kadın...
Emin olun karısını aldatabilen bir kişiden her türlü hayasızlığı ve ahlaksızlığı bekleyebilirsiniz. Bu insanları tecrit altına alın dedim zira bu güvenilmez insanlar eğer fırsatını bulurlarsa sizin karınıza bile göz koyabilirler. Onlar için aslolan cinsel tatmin ve heyecandır. Bu heyecanı eksik hissettiklerinde çözümünü de arayacaklardır. Siz karınıza güvensenizde huzurunuzun kaçacağı kesindir. Öyleyse bu insanlardan uzak durmak ve dostluklarını reddetmek yapılacak en doğru iştir. Eşine yalan söyleyen sizi umursamaz bile.
Sonunda iş, psikolojik bir rahatsızlığa dönüşür. Bu adamların tek hevesleri macera yaşamak olmuştur artık, çıta giderek yükselir ve sınır tanımayacak bir boyuta gelebilir. Kendi karısını aldatabilen bir adamın aldatamayacağı kimse, söyleyemeyeceği yalan yoktur. Bu yüzden güvenilmez. İslam'da bu kişilerin şahitlikleri de hiçbir zaman kabul edilmez.
Öte yandan alkol kullanan insanların birbirlerini aldatmakla suçlamaları da anlaşılmazdır. Kana karışan alkolün, kanı bir anda sulandırması sonucu akışın hızlanmasıyla, fazla oksijenin hızla beyine ulaşması ve alkolün absorbe edilmesi sonucu kanda yüksek oranda şeker bırakması ile bu sefer kana koyuluk vermesi ve akışı bir anda yavaşlatması, alkolün sarhoş etmese dahi beyindeki bu anormal etkisi ile bazı dürtüleri harekete geçirmesi gayet normaldir. Alkol alan bir kişi aldatmakla değil, alkol almakla suçlanmalı. Bildiğiniz gibi bu yüzden, İslam'da sarhoş olmak değil bir damla bile olsa alkol almak yasaktır. Aldatanların çok büyük çoğunluğunun alkol kullanan bünyeler olduğunu da gözardı etmemeliyiz.
Hadis-i Şerif'le bitiriyorum: "Aldatan bizden değildir"
Sunusi F. ONAY
Comments (7)
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!846.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|