Sunusi Fazil's profileS:N:S:Y // CİDDİYET günl...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
22 March Düşünce Özgürlüğüne sahici bakışLiberaller neden sevilmezler?
Neden sevilsinler ki?
Sizden gözüken biri düşmanınıza da saygı duyuyorsa dostunuz değildir, değil mi?
Liberaller demokrasiyi sindirebilmiş insanlardır. Demokrasi ise tadından yenmez birşey değildir! Çoğu zaman can sıkar ve acıtır aslında. Genelde varlığı değil yokluğu hissedilir, hürriyet gibi. Acı çeken bir insan hür olduğu için sevinip şükretmez, ama esir olupta aynı acıları çeken bir insanın tek derdi hürriyetidir. Hürriyete kavuştuğu anda bütün acılarının biteceğine inanır. İşte demokrasi de kendini yokluğuyla hissettiren bir olgudur genelde.
Liberaller ise demokrasiyi varken de hissedebilen insanlardır. Bu yüzden her düşüncenin, ideolojinin adamı bir gün liberallere gıcık olur. Bu kesindir. Bu gün ezilenler yarın ezme sırasını kaptıklarında yanlarında duran liberalleri karşılarında görüverirler. İşte bu yüzden "ben liberalim" demek cesaret işidir, açıkça bir meydan okumaktır. Ve liberal olduklarını ilan edenlerin çoğunun, aslında liberal olmadıklarını anlarsınız günün birinde. Çünkü bir liberal belki de "liberal olmadığını ispatlama kaderini" yaşamamıştır henüz. Bu yüzden "ben liberalim" diyene fazla güvenmeyin.
Düşünce özgürlüğünü savunmak bir liberalin asli görevidir. Düşünsenize, her düşüncenin ifade edilmesine saygı duymak ne demektir? Hemen Türkiye'den örnek verelim ve liberal olup olmadığımızı anlayalım.
Bugün tartıştığımız konu, terör örgütü liderinin gıyabında konuşurken kendisine "sayın" diye hitap edenler.
Kim demiş, ne demiş merakını had safhada yaşayan Türkler, düşmanlarının sözlerine dostlarınınkinden daha çok itibar ederler. Dün tanıştığı bir zibidi "Karın seni aldatıyor" dese, inanasınız tutar ve 20 yıllık karınız yaptığınız sorgulamayı saygısızlık olarak görüp, cevapları geçiştirirse hemen içinize bir kurt düşer. 20 yıllık ortak dostlarınız "O yapmaz öyle şey, saçmalamışsın, saygısızlık etmişsin" deseler de inanamazsınız bir türlü, huzurunuz kaçıverir.
Terörist başına "sayın" denildiğinde onun saygınlığı mı artar? Suçları mı temizlenir? Hayır tabi ki, ama yine de sizin sevmediğiniz birini başkaları da sevemez diye düşünürsünüz, üstelik çok haklı sebepleriniz de vardır.
İşte burada düşünce özgürlüğü kıstaslarınız devreye girer. Her düşünce özgürce ifade edilebilir tabi ki, ama herkes tarafından değil. Teröristbaşına "sayın" diye hitap ettirtemezsiniz; ama gücünüzün yettiğine. Eğer gücünüz yetmiyorsa Peygamberinize, dininize hakaret etseler bile sesiniz çıkmaz çıkamaz.
28 Şubat sürecini, 1997'yi hatırlayın. Başbakan Erbakan'a "pezevenk" diye hitap eden generali hatırlayın. BİR ARAP'IN YAVELERİ cümlesini hatırlayın. Peygamberinize "BİR ARAP" Kur'an-ı Kerim'e de "O'NUN SAÇMALAMALARI" dediğini ne çabuk unuttunuz. Aynı günlerde bir başka rütbeli TSK mensubunun halka açık konuşmasında başörtülüleri kovup, Kur'an-ı Kerim'e 14 ASIR ÖNCEKİ ÇÖL KANUNLARI dediğini de mi hatırlamıyorsunuz? Hatta bu askerimizin mason locasına üye olduğu da ortaya çıkmıştı.
Biz böyle şeylere alışığız, yüzümüz yeterince kalın, tükürseler hissetmeyiz. Yıllar önce gene böyle bir resepsiyonda ülkemizin ileri gelenleri içki masasında muhabbet ederken peygamberimizden de "ARAP MEMED" diye bahsediyorlardı.. Ne oldu?..
Herkes hür, herkes istediği gibi düşünebilir ve bunu ifşa edebilir, kimsenin lafına katılmasam da laf söyleme haklarına saygı duyabilirim. Ben de farklı düşünebilirim. Örneklerini az önce verdiğim gibi, benim düşüncemin aksinde laf söyleyen herkesin annelerinin üç kuruşluk kalitesiz birer fahişe olduklarını da düşünebilirim. Ama böyle düşünsem de bunu açıklamam, zira her doğru her yerde söylenmez, özellikle de güçsüzsen.
Demek ki ben de liberal değilmişim. Demek ki ben de düşünce özgürlüğünün hararetli bir savunucusu olarak gözükmeme rağmen samimi değilmişim. Ya da öyleyim ama şimdilik aksini ispatlama şansını henüz bulamadım.
Şimdilik diyorum ki, insanlar istedikleri gibi düşünsünler ve düşüncelerini özgürce ifade edebilsinler ki biz de onların ne iş olduklarını anlayabilelim. Ya da kendi hatalarımızı görelim ve düşüncelerimize bir çeki düzen verelim.
Bence idam cezası asla kaldırılmamalıydı, teröristbaşı derhal idam edilmeliydi ve ona "sayın" diye hitap edenlerin sesi de kısılmamalıydı.
Düşünün, herkes düşünsün, hatta sesli düşünsün ki insanların da fikirleri özgürce değişebilsin, bir çıkar yol bulunsun; gelişmek ancak değişmekle mümkün, değişmek de düşünmekle.
Şimdi anlayabildiniz mi Liberaller neden sevilmezler!
Bugün başörtüsü eylemlerine destek verip yarın eşcinsel evlilikleri savunacakları için olabilir mi?
Evet, ben bugün liberalim, ama yarın?
Ya da kıvırmadan, kısaca kendi fikrimi şöyle belirteyim: Müslümanın başka hiçbir kimliğe ve etikete ihtiyacı yoktur.
Sunusi Fazıl ONAY
Comments (1)
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://sunusy.spaces.live.com/blog/cns!41C3FF5B82A294FD!937.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|